1 Haziran 2011 Çarşamba

Ana kucağı


'Bir sohbette bu konuyu anlatırken Afganistan'ı pek yakından tanıyan Mehmet Güney, bize şunu anlattı:

"1985'te Afganistan'da Meymene bölgesinden geçerken 17 kişilik bir aile çığ altında kalır.


Günler sonra çıkarıldıklarında aileden 16 kişinin öldüğü anlaşılıyor, sadece bir bebek annesinin göğsüne sımsıkı sarılmış olarak nefes alıp veriyor."

Hayatın gözlerimiz önünde akıp giden sayısız mucizelerinden biridir ve bizler mucizelere bakarken, onları görmüyoruz, çünkü dünyaya olan tutkunluğumuz basiretimizi bağlamıştır.''


Ali Bulaç

2 yorum:

Yaz Blogcu dedi ki...

Merhabalar,

Blog sayfama yaptığınız ziyaretiniz ve izleyici grubuna üye olduğunuz için size çok teşekkür ederim.

Yıllardır blog dünyasında faaliyet gösteriyorum, ama eskisi gibi faal değilim artık.

Belki yeni ve ilginç konular bulursam eskisi gibi devam edebilirim.

Ana Kucağı konulu yazınızı okudum.
Dünyaya olan tutkunluğumuzdan söz açıldığı için, bu konuda ben de acizane; (samimi inanan kardeşlerimizi tenzih ederim)
"inanan ve inançlı gözüken insanalara da güvenim kalmadı artık. Her ne kadar bir Allah'a inanıp, ibadet ediyorlarsa da, iş çıkar ve menfaate geldiği zaman bir şeytandan farkları kalmıyor." diyeceğim.

Yüce Allah hepimizi ıslah etsin ve hidayet ihsan eylesin.

Selam ve dualarımla, sizi en Güzel'e emanet eder, sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

coskunsel dedi ki...

Merhaba Blogçu kardeş
yorum için teşekkürler
Duana iştirak ediyorum tabiki ama bence kimin ne yaptığı önemli değil,ben ne yapıyorum önemli aslında.Herkes önce kendi kapısının önününü süpürmeli önce değil mi?

Allaha emanet ol kardeşim,yazılarını bekliyorum..